BAHAR ERGÜL

BAHAR ERGÜL
''Belki Benim Kağıt Param Bi Şekilde Döne Dolaşa Senin Cebine Girmiştir...''

14 Ağustos 2010 Cumartesi

Ya Siz Bir Hayvan Olarak Doğsaydınız?

Son derece yoğun ve yorucu bir haftanın ardından nihayet yarın tatil yapacağım. Evime giden yol nedense bugün biraz daha uzun geldi. Işıklarda termometreye bakıyorum 40 C yi gösteriyor. Hava çok bunaltıcı...
İnsanın evi gibisi yok gerçekten. Siz de benim gibi evinizi kutsal mabet zannedenlerdenseniz, işiniz var demektir:) Kendimi en rahat ve kendim gibi hissedebileceğim tek yerdir evim...

Neyse. kendime içecek birşeyler hazırladıktan sonra koltuğuma gömülüp, aldım kumandayı elime. Kumandanın sadece bana ait olduğunu bilmek bile başlı başına bir bekarlık nedeni :) Kanalları gezerken bir haber dikkatimi çekti, duraksadım. dinledikçe ürperdim. Haber kısaca şöyleydi; Bursa'da bir petshop mağazasının sahibi 4 günlüğüne ortadan kayboluyor (bu süre esnasında dükkan kapalı ve herhangi birisi de bırakılmıyor) ve 3 tane hamster, 2 tane tavşan ve 4 tane de kedi yavrusu açlıktan-susuzluktan ölüyor!

Allah aşkına bu nasıl insanlık?
Bir kere petshop işletenlerin % kaçı veterinerle çalışıyor? Lütfen bunu müsait olduğunuzda araştırın. 3-5 kuruşu bir araya getiren herkes hayvanlara işkence etme hakkına sahip olabiliyor mu gerçekten? İkincisi; bu işletmeler hangi kurum ya da kurumlar tarafından denetleniyor? Ya da daha acısı denetleniyor mu???
Denetlenirken göz önünde bulundurulan şey sadece vergi levhası mı? Yoksa kedi yavrularının pislik içinde yaşayıp yaşamadıklarına bakılıyor mu? Üçüncüsü; dükkanın etrafındaki esnaf kötü kokudan şikayetçi olup polis çağırıyor, polis olay yerine geliyor kapıyı kırıp içeri giriyor. Buraya kadar tamam. İçeri giriliyor ve önce ölen hayvanlar alınıp çöpe -evet yalnış okumadınız çöpe- atılıyor daha sonra komşu esnaf mama tabaklarına su ve yem koyup hayvanların karnını doyuruyor. Polis; dükkan sahibine ne yapıyor? Koca bir hiç... Yapılması gereken işlemler belli. Bu konuda yasalar ve kanunlar çok açık. Ne yazık ki uygulamada ciddi boşluklar var.


Tebrikler... İnsana bile gereken değeri vermeyen bir toplumda hayvanlara nasıl bir değer biçilebilir bilmiyorum ama çok ağırımıza gitmesi gereken bir durum bu. Onlar kendi yaşam koşullarını oluşturmaktan aciz diye böyle mi davranmak lazım? Ya da her fırsatta müslüman bir toplum olduğumuzu haykıranlar bu yapılanın hangi tanrı adaletine sığdığını açıklayabiliyorlar mı acaba? Hayvan sevmeyen insan da sevmez. Yazık... Bu dünyada bizim kadar onların da yaşamaya hakkı var.

Hayır, bir de çıkıp hayvan hakları diye bağırdığınızda daha enteresan bir muamele görüyorsunuz. Hayvan
hakları savunucuları toplumun şımarık burjuvazisi diye damgalanmaktan nasibini fazlasıyla almış durumda.İpe
sapa takılmayacak suçlamalar yapılıyor. Hayvanların yaşam alan ve standartlarıyla ilgilenmek sınıfsal bir sorun
gibi algılanıyor ne kadar acı...

Kabul etmek gerekir ki Türkiye'de gerçekten bu konuya gereken özen gösterilmiyor. Şuan gelinen nokta
bile çok ciddi çabalardan sonra büyük başarı olarak kabul edilebilir. Bir kaç hayırsever kendi imkanlarıyla birşeyler yapmaya çalışıyor ama ne yazık ki bu da çok sınırlı kalıyor. Halk konuya çok ilgisiz.

Eğer ordaysan iyi oku bunları... Sen bir insan olarak kendi haklarını savunmaktan acizsen ya da bir şekilde bunu yapmaktan vazgeçmişsen bu senin seçimindir ve buna saygı duyarım.Ama bir kaç tane duyarlı insan hayvanların haklarına sahip çıkmaya çalıştığında bunu da baltalamaya çalışırsan, yarın o hayvanlardan daha kötü şekilde ölmeye mahkum olursun...


                                                                 Sevgilerimle...

                                                                                            Bahar ERGÜL

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder